11 Mayıs 2015 Pazartesi

nefes

seviyorum sevmiyorum
bilemiyorum
papatyanin yapraklari yok ki
o mu bu mu şu mu
yeter be! 
her şeyi attılar üstümüze
nasil her şeyi başaralim ki?
hadi diyelim başardik nasil mutlu olalim ki?
sorsunlar bize
anlatsınlar
doğrulari yanlişlari yalanlari

istemiyorum ki ben yatmak 
yarin okul var diye

biraksan 5e kadar yazarim, 
üretken dönemimdeyim;
napim?

uyuşturuyorum kelimeleri artik bana geldiklerinde
kendi kendime şiirimi yaziyrum aklımda 
sonra saliveriyorum özgürlüğe
zaten kağıtta rahat nefes alamiyolar ki şu günlerde!

7 Mayıs 2015 Perşembe

Ege//Aşkın En Çıplak Hali

Ege olsun!
Akdeniz de ucundan koparir
Ama ben ege kiziyim
Cok seviyorum!
Mavinin tum kimliklerini
Birarada gormeye bayiliyorum. 
O misil misil sesle uyumak! 
Paha bicilemez. 
Hele bi de sevgilin varsa yaninda kivrilacak
Gokyuzunde yildizlari seyredecek, 
Yildiz kayinca gosterebilecek... 
Paha bicilemez. 
Yildizlarin altindayi mirildanirsiniz. 
Ege cok guzeldir!
Askin en ciplak halidir ege 
Baliklar bile asik olur egede! 
O guzellikte kim olmaz ki
Ege cok guzeldir! 
Kumu bir baskadir, 
Insani yumusatir. 
Gunesi! 
Kelimeler yetmez anlatmaya,
Egeyi bir baska ışıldatir gunes
Birakmak ister mi insan hic egeyi!

2 Mart 2015 Pazartesi

Sayıların Kenarında İki Şiir

Sayısal mıyım, sözel miyim hala çözemedim ben.
Kıza bak bloğu var, hala sözel miyim diye tarışıyor diyeceksiniz.
O kadar kolay değil işte bazı şeyleri anlamak, hayat 1+1=2 işlemine çok uzak kimi zaman.
Neyse, okulda Fizik IB HL alıyorum, geçen sene FM öğrencisiydim falan filan.
Sayıların gücünden etkilendiğim aşikar. Ama bu beni sayısal kategorisine sokar mı; bilmem.
Arada bir sayılardan uzaklaşmak istiyorum çünkü, iç dünyama, sözlere, hayallere, kelimelerin büyüsüne kapılıveriyorum.
Fizik defterimin köşesinden, sayılarla donatılmış bir sayfanın kenarında soluyan kelimeleri; iki şiirimi paylaşmak istiyorum, izninizle.


Anlayamıyorlar

Kalplerin üstünde kömür isi var,
Kutuya kapatılmışlar.
Nefessiz,
Can çekişiyorlar.
Sessizce ağlıyorlar,
Göz yaşları çok kuru,
Anlayamıyorlar.

...
Bozuk

Yapraklar sudan korkuyor.
Aşk, kalbe tedirginlikle yaklaşıyor.
Eller,
kalemlere uzanırken
Beyinler, kalpler susuyor.
Ne desinler ki?
Ne diyebilirler ki?

18 Şubat 2015 Çarşamba

dystopia

Miracles are happening outside,
Yet we are forced to stay inside.

17 Şubat 2015 Salı

Paramparça

Ruhlar paramparça
Cam kırıklarının üstünde yürüyoruz
Ülke diyoruz
Ülkem demeye el vermiyor gönlümüz.
Her geçen gün kendimi sevmeye zorluyorum,
“Sakın sevme beni” dermişcesine
Vahşileşiyor gün geçtikçe.
İnsanın kalbine bıçak saplayan cinsten. 
Bazıları hissetmiyor ama, 
Kalpleri yok çünkü.

Çamur içinde 
Pislik içinde boğluyoruz
Bataklıkta saplanmışız kalmışız.

Çıkış çok zor. 

Olmuyor, olmuyor…

11 Şubat 2015 Çarşamba

Farklı-11.02.2015*

Kar çok severim ben,
Süzülüşünü seyretmeye,
Yarattığı soğukluğa da,
Hissettirdiği sıcaklığa da
Bayılırım aslında.

Bugün,
bi farklı sanki ama.

Vahşice yağıyor sanki kar.
Bir şey kızdırmış onu sanki.

N'olmuş,
Anlamadım ki...


*11 Şubat, öğle vakti, kar "vahşice" yağarken...

30 Ocak 2015 Cuma

The Slip

You find yourself,
In a moment
Of ecstasy.
You never want to leave.

Another moment comes,
And the dream is over,
Time slipped through your hands,
You didn't even realise.